Scroll to top

Gıda İsrafını Önlemeye Dair Küçük Çabalar


admin - 23 Eylül 2018 - 0 comments

Gıda İsrafını Önlemeye Dair Küçük Çabalar

Bundan iki yıl kadar önce Leyla’dan Sonra’nın kurucusu doktor arkadaşım Övgü Sinem Buğan Facebook’ta bir çağrıda bulunmuştu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) dünya gıda üretiminin üçte birinin israf edildiği veya kayba uğradığı ve bu miktarın sadece dörtte birinin önlenmesiyle bile yetersiz beslenen 805 milyon insanın gıda ihtiyacının karşılanabileceği verilerini paylaşıyordu Sinem. Bu problemin çözümünün bir parçası olabilmek için de bir fikri vardı. Bu fikir özellikle çalışan ve evde/mutfakta geçirecek fazla vakti olmayan kişilere hitap edecek olan bir aplikasyonu hayata geçirmekti. Bu işi yapabilecek yazılımcı, tasarımcı ve bu konu üzerinde çalışabilecek gönüllü arkadaşlar arıyordu.

Bu tarz projeler beni çok heyecanlandırır. Bir şeylerin çözümüne katkıda bulunuyor olmak, bunun için beyin fırtınası yapmak, üzerinde raporlar, faaliyetler çıkarmak ve bunları “iyi bir amaç” uğruna yapmak beni çok ama çok heyecanlandırır. Bundan dolayı olsa gerek, bir işe girişmekte yaşadığım kararsızlık anlarını bunda hiç yaşamadım ve tereddüt etmeden projeye dahil oldum.

Bir şekilde Sinem’le bağlantı kuran kişiler bir platformda buluştuk. Mail ve whatsapp grupları oluşturduk. Üzerinde çalışmamız gereken alt konuları ve çıkarmamız gereken raporları kararlaştırdık ve hemen iki hafta sonrası için bir toplantı ayarladık.

15 kişiyle iki saat boyunca yaptığımız toplantıda projenin isim fikrinden uygulamada kişilere vereceğimiz sanal ve gerçek ödüllere, babaannelerimizle çekebileceğimiz videolardan ünlü firmalardan alabileceğimiz desteklere kadar her şeyi konuşmuştuk.

Proje ekibini bir süre sonra çekirdek ekibe dönüştürmüş, kısa da olsa bir mesafe almış fakat tam zamanlı işlerimizden ve yazılım konusunda sıkıntılarımızdan dolayı projeyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştık.

Gıda israfı sorununun boyutunu anlayabilmemiz için bazı rakamlara yer vereyim;

Anadolu Ajansı’nın Mart 2018 tarihli yaptığı haberde Gıda ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz’un yaptığı yazılı açıklamaya yer verilmiş. 2050 yılında 10 milyara ulaşacağı öngörülen dünya nüfusunu beslemek için gıda üretiminin yüzde 60–70 artması gerektiğini ve durum böyle iken her yıl dünyada üretilen 4,5 milyar ton gıdanın 1,3 milyar tonunun tüketilmeden çöpe gittiğini belirtiyor Topuz.

Burada bahsettiğimiz şey sadece ekonomik kayıp değil tabi, aynı zamanda bu gıdaların yetiştirme, işlemden geçirme, ambalajlama, ulaştırma, pazarlama sırasında kullanılan tüm doğal kaynakların israfı demek. Bu gıdalar için harcanan enerjiyle atmosfere salınan 3.3 milyon ton sera gazı ve bunun yol açtığı küresel ısınma problemi demek. Buna kayıp ve israfın 4’te 1 azaltılması halinde bile bugün dünyada 815 milyon kişiyi etkileyen açlık diye bir sorunun kalmayacağı bilgisini de ekleyelim.

Gıda israfı problemi Sinem’in o günkü çağrısından sonra benim hep gündemimde kaldı ve bunun için bir şeyler yapma isteği duydum hep. Bu konuda yaptığım araştırmalarda çözümün en önemli ayağının davranış değişikliği olduğunu gördüm, sadece doğru şeyleri yaparak gözle görülebilir somut çözümler üretebileceğimizi.

Ben blogumda en azından farkındalık oluşturmak amacıyla yapmış olduğum araştırmalardan, Türkiye’deki ve dünyadaki çözüm örneklerinden, bireysel olarak yapabileceklerimizden bahsetmeye çalışacağım. Konunun uzmanı değilim, öğrenmeye çalışacağım ve sizinle paylaşacağım.

Bana kaynak tavsiye etmek isteyen, bu konuda bir şeyler yapmak isteyen veya beni yönlendirmek isteyen olursa dinlemekten çok memnun olurum.

 

ELİF KURT

Post a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir